DADALOĞLU DERNEĞİ

3 - AVŞAR HALK OYUNLARI

AVŞAR HALK OYUNLARIAVŞAR AĞIRLAMASIYÖRESİ 

Kayseri Pınarbaşı-Sarız-Tomarza Ve Çevre Avşar Köyleri

OYUNUN HİKÂYESİ

Bu oyun Pınarbaşı’na bağlı pazarören ve bu nahiyeye bağlı köylerde oynanmaktadır. Oyun daha ziyade düğün, bayram ve hasat bol olduğu zamanlarda oynanır. Düğün olduğu zaman kızlar, kına gecelerinde kendi aralarında ve erkeklerde bir arada, çalar oynarlar. Düğün meydana inince, günümüzdeki oyunlarda olduğu gibi kız ve erkek müşterek oynanır.

Avşar oyunlarının konusu  hep aşk, sevgi, tabiat güzelliklerine ve hasat'ın bolluğuna mal edilmiştir. Çünkü kayseri ve buna bağlı kaza ve köyler geçmişte savaş ve afet gibi olaylara sahne olmamıştır. Bir karanfili oyunu karanfil çiçeğine. Topal serçe, bir topal kuşa ve ağırlana sevgi, saygıya konu olmuştur. Avşar ağırlamasında kızların sevgililerine ya da yakınlarına naz veya cilve yapması. Erkeklerde topluluktaki kızlara kur yapmaları gibi anlam taşımakta. Oysa oyun kız ve erkeklerini müşterek oynamasıyla, konu o zaman kendilerini izleyenlere karşı sevgi ve saygıyı sunmak anlamına gelmektedir.

OYUNUN OYNANIŞ ŞEKLİ

Bu oyun kız ve erkek karışık oynanmakta. Oyuna dizi bir grup şeklinde ya da iki grup şeklinde başlanır. Müziğin ritmine göre önce karşı tarafa dizi kırılarak esnek hareket yapılır. Bu selamlama anlamına gelmektedir. Sonra dizi bu esnek hareketleriyle sağa ve sola dönerek bu yöndeki izleyicileri de ve geriye dönerek arkada olanları da selamlayarak saygılarını ifade ederler. Bu ağırlama diğer yöre ağırlamalarından çok farklıdır. Selamlama bittikten sonra grup, üçayak yürüyüşü ile dizi iki gruba ayrılır. Müziğin ritmi ile oyun biter. Bu sevgi ve selamlamayı oyunun bitiminden sonra hareketli diğer oyunlara geçilir.

AVŞAR EMİNEMYÖRESİ 

Kayseri Pınarbaşı-Sarız-Tomarza Ve Çevre Avşar Köyleri

OYUNUN HİKÂYESİ 

Emine Kürt kızıdır. Ailesi göçer olduğu için, göçerler her mevsimde başka bölgede, başka yörededir. Bu gezinin temelinde sürüleri için bol otlu yaylaları arama, bulma gayesi vardır. Bu sebepledir ki yazın Erciyes dağının eteklerindeki yaylaya gelirler. Bu yaylalara gelen göçerler zamanla kaynaşırlar. Ahbaplık ve dostluklar kurulur. Kürt göçerlerinden olan Emine serpilmiş, büyümüştür. Bunu fark eden Ali'de yağız, çekici, kuvvetli, atik bir Avşar delikanlısıdır. Gönlünde Emine'ye karşı farklı şeyler yattığını hisseder. Yayladaki yaşlı ağaç'ın gövdesine sırtını verip, kavalını yanık, yanık üfler. İşte iki farklı göçer arasında başlayan sevgi sonunda evlilikle sonuçlanmıştır. Oyunun hikâyesi Avşar'a gelin giden Emine'nin öyküsüdür. Emine Avşar olduğu için onun hareketleri sembolize edilerek, taklitle sunma oyunudur.

OYUNUN OYNANIŞ ŞEKLİ

Oyuna başlama tipik doğu halayını andırır. Eller bir birine kenetlenir. Karşılıklı gruplar bir birine yürürler. Daha sonra iki veya üç, dört kişi olan gruplara ayrılır. Dönüşler yapılır, bu oyun Avşar'ın taklit yeteneğini ortaya koymaktadır. Bu oyun zaman, zaman tarlada çalışan kız ve erkeklerin hareketleri sembolize edilmektedir. Kızların tarlaya gidişi, tarlaya ekin ekişi ve erkeklerinde  tarladaki ürünü kaldırması taklit edilir.

KIYILIYÖRESİ 

Kayseri Pınarbaşı-Sarız-Tomarza Ve Çevre Avşar Köyleri

OYUNUN HİKÂYESİ

Eski Türk boylarından olan Avşarlar, genellikle Türkmen’dirler. Avşarlar gelenekleri ve uğraşları gereği olarak dağlık bölgelerinde dağ eteklerinde, ovalarda, yaylalarda yaşarlar. Bu kadar geniş alanda yaşayan Avşarları sabit bir mekânda yaşamlarını sürdürmeleri takdir edilir ki, olanaksızdır. Rivayet edildiğine göre yaylada şık, kıtıllı, kıtaraklı giysiler içinde güzel bir gelin yaşarmış. Bu gelin yerinde durmaz hep oynarmış. Hatta tarlaya çalışmaya giderken, çalışanlara su, azık götürürken bile kıvrak oyunlarını sergileyerek gidermiş. Nedeni sorulduğunda da hareketliliğinin kendini dinlendirdiğini, tazelik ve zindelik kazandırdığını söylermiş. Yayla delikanlıları kıtraklı, şık geline vurgunlarmış. Gizli gizli etrafında dolanır, ona maniler söylerlermiş. Gelin bu hali hissettiği için kibirlenerek hep kıyıdan, kenardan işine-yoluna gider gelirmiş. Bu halinden dolayı yöre halkı geline KIYILI adını takmışlar.

OYUNUN OYNANIŞ ŞEKLİ

Oyunumuz adını yukarıdaki rivayete göre geline yöre halkının taktığı isimden almaktadır. Oyun dört bölümden oluşmaktadır. Dizi halinde başlayan oyuncular ortaya daire yapıp, oyun figürlerine geçerler. Kız ve erkeklerden oluşan oyuncular elleri bellerinde sekerek ve sağa sola kıtraklı gelinin yapmış olduğu yürüyüş tarzıyla hareket ederler. Daha sonra ikinci figüre geçerler. Beşer defa hep birlikte içe ve dışa ayak atarak oyunu devam ettirirler. Üçüncü figürde oyuncu eşler ellerini birbirlerinin omuzlarına koyarak oynarlar. Son figür olaraktan eşler yüz yüze gelmek şartıyla ellerin birbirine vurulması, sonra tutularak ilk figüre geçilir ve oyun böylece tamamlanmış olur.

ÖTEYÜZ (Dokuz buçuk)YÖRESİ 

Kayseri Pınarbaşı-Sarız-Tomarza Ve Çevre Avşar Köyleri

OYUNUN HİKÂYESİ

Bu oyun köy düğünlerinde oğlan evine gelen gençler arasında oynanmaktadır. Bu oyunun kız evi tarafından seyredilmek için büyük özen içinde beklenir ve bazen birbirlerine sorarlar. Öte yüzden gelen var, diye bazı cevaplar alınır. Gelen düğüncülere öte yüz oyununu oynayacakları için oyunun adı öte yüzü olarak halk diline yerleşmiştir.

OYUNUN OYNANIŞ ŞEKLİ

Oyuna dizi şeklinde başlanır. Ayak topukları sola, sağa konarak oyuna başlanır. Ayaklarla birlikte başlarda sola, sağa döner. Dizi daire şeklini alınca, sekerek topuk, burun hareketine geçilir. Burada daire parçalara kopmak suretiyle ikişerli veya daha çok sayıda guruplara geçilir. Bu guruplar karşılıklı birbirlerine bakarlar. Sonra bu guruplar sağ, soldan dönerek oyunu tamamlarlar. Geriye doğru hareketle yeniden diziyi oluşturup, oyunu bitirirler.

MENDİL OYUNU YÖRESİ 

Kayseri Pınarbaşı-Sarız-Tomarza Ve Çevre Avşar Köyleri

OYUNUN HİKÂYESİ OYUNUN OYNANIŞ ŞEKLİ

Kadınların tef eşliğinde ellerinde mendille oynadıkları bir orta oyunudur. Kadınlar bu oyunu düğünlerde oynarlar. Erkekler tarafından oynanan Mendil oyunu ise, daha değişiktir. Erkekler, bu mendili kıvırıp sopa haline getirdikten sonra, ellerindeki yüzüğü gurupta oturan erkekler elinde dolaştırırlar. Yüzük, birisinin eline saklanır ve sonra sırasıyla bu yüzüğü bilmeleri için oynayanlara sorulur. Bilmeyene mendille ellerine vurulur.

KARANFİLLİ YÖRESİ 

Kayseri Pınarbaşı-Sarız-Tomarza Ve Çevre Avşar Köyleri

OYUNUN HİKÂYESİ

İnsanların var olduğundan beri gerek bilerek  gerekse farkında olmadan bazı gereksinmeleri gereği oyun oynamışlardır. Oyun bazen bir neşe, mutluluk, bazen de  bir ihtiyaç olmuştur.
Devamlı iyiye doğru bir eğilim gösteren oyunda insanların şekil verme, yönlendirme özelliğin inin   
etkisi altına girmiş. Tabir yerinde olursa terbiye edilmiş, şekillendirilmişlerdir. Oyunları temelinde taklit etme olgusu da vardır. İnsanlar zaman, zaman doğayı, birbirlerini, hayvanları ve bitkileri taklit etmişler ve oyunlarını isim vermişler. Yaylaya çıkan Avşarlar, dağ eteklerini serpilmiş karanfil çiçeğinin rüzgârı etkisiyle sallanışını, güneşte açılarak şeklini büyüsünü taklit etmek suretiyle oluşmuş bir halk oyunudur. Bir coşku neticesi  düğün, bayram gibi özel günlerde daha çok neşelenip, eğlenmek için oynanır.

OYUNUN OYNANIŞ ŞEKLİ

Oyun kızlı erkekli müşterek oynanır. Oyuna önce dizi şeklinde başlanır. Dizi daire şeklini alır. Erkekler daire içerisinde ikinci bir daire yaparlar. Bu iki daire karanfilde açılma şeklini yapar. İçindeki oyuncular dışarı, dışarıdaki dairede içeriye doğru girer ve çıkarlar. Daire bütünleşip, hep birlikte yeniden açılmayı yaparlar. Oyuncular rüzgâra kapılmış karanfil çiçeğinin, hareketine geçerler. Öne, geri sallanıp, sağ ayaklarını iki kere topuk olarak yere vururlar. Bu hareket rüzgârın etkisiyle yere vuran yaprakları andırır. Bu oyunun figür özellikleri karanfil çiçeğinin tabi halidir.

 Alıntı kaynak Erciyes Üniversitesi  halk oyunları anabilim dalıDERLEYEN: SAİM38 ( Saim Güntaş )
Üyelik Girişi
Hava Durumu
Anlık
Yarın
21° 34° 16°