DADALOĞLU DERNEĞİ


6 - DOKUMA ÖZELLİKLERİ VE ÇEŞİT

DOKUMA ÖZELLİKLERİ VE ÇEŞİT

Sarız merkez ve köylerinde düz dokumalardan özellikle kilim ve cicim dokuma tekniklerinde oldukça zengin dokumalar mevcuttur. Cicim dokuma tekniğine “Zülü” denilmektedir. Sedef ve bordüre ise “yelen / yeleni” denilmektedir. Kompozisyonda boş yerlere gelişigüzel, boşluk doldurmak amacı ile yerleştirilen motiflere “Tapkır” denilir. Sumak ve zili teknikleri, Kilim ve Cicim tekniklerine göre daha azdır. Sarma tezgâhta dokumaların boyları istenilen uzunlukta yapılmaya imkân sağladığından Sarız düz dokumalarının boyları oldukça uzundur. Yörede; Yer Kilimi, Duvar Kilimi, Sedir (Divan) veya Kanepe Yaygıları, Ahretlik Dokuma (Öbür Dünya Kilimi), Çuval, Yük Perdesi, Yük Kilimi, Heybe, Yastık, İta, Oklavalık, İğlik, Tuz Torbası/Çantası, Sütlük, Palaz/Palas gibi dokuma ürünlerine rastlanmıştır.

a) Yer Kilimi: Yaygı olarak da söylenir. Yere sermek amacıyla kullanılır. 2 kanat (şak) şeklinde dokunur ve iğne ile sonra motifler simetri oluşturacak şekilde dikilir. Bazen Tek şak olarak da kullanılır. Takribi 200x400 cm. ebatlarındadır. Sarız merkezdeki evlerin çoğunda makine halısı bu dokumaların yerini almıştır.

b) Duvar Kilimi: Sarma Tezgâhta istenilen ebatta dokuma yapabilme olanağı vardır. Sarız ilçesinin özellikle dokuma yapılan köylerinde, duvara kilim asma geleneği çok yaygındır. Yörede kilimler adeta duvara asmak için dokunmuştur. Artık dokuma sanatıyla uğraşmayan ailelerin evinde bile duvar kilimi asılıdır. Çoğunlukla odanın iki duvarını kaplayan ebatta duvar kilimlerinin yanında takribi aynı büyüklükteki odaların bazen üç duvarını da kaplayan kilimlerle de karşılaşılmıştır. Bazen bu kilimlerin üzerine aile bireylerinin fotoğrafları, ayna, av tüfeği vs. asılmıştır. “Bu kilimler hem duvarı süsler hem de duvardan gelebilecek soğuk ve nemi önler.”(9) Duvar kilimleri belli bir süre kullanıldıktan, sonra yer kilimi olarak da kullanılmaktadır.

c) Sedir (Divan) Veya Kanepe Yaygıları: Evlerin, oturma odalarına, ev halkının ve gelen misafirlerin oturmaları için konulan sedirlerin (divanların) veya kanepelerin üzerine serilen dokumalardır. Zaten günümüzde çoğu evde de sedir (divan) yerini kanepelere bırakmıştır. Sedir (divan) için yapılan dokumalar sonraları kanepeler üzerine serilir olmuştur. Dikdörtgen formunda olan bu dokumalar günümüzde sedir örtüsü veya kanepe örtüsü olarak eskisi kadar yaygın kullanılmamaktadır. Sarız ilçesinin özellikle Çağşak köyünde sedir (divan) veya kanepe örtülerinin güzel örneklerine rastlanmıştır.

d) Ahretlik Dokuma (Öbür Dünya Kilimi): “Anadolu’da kadınlar genç kızlığı sırasında veya evlendikten sonra kendisi ve kocası için sağlığında veya öldükten sonra hayrına camiye serilmek üzere halı ve düz dokuma yaygı dokur. Dokuma yapmasını bilmeyenler, ısmarlama yoluyla, başkasına dokuttururlar. Ölüm için dokunan örnekler taraflardan birisi ölünceye kadar saklanır. Özellikle yaşlı hanımlar bunları kefenlik bezleriyle birlikte sandığın bir köşesinde hazır halde bekletirler. Bu örnekler diğer dokumalar gibi alınıp satılmaz. Darda kalınsa bile elden çıkartılmaz. Öldükten sonra “kişinin bu dünyadan götürebileceği tek malın yaptığı iyilikler ve camiye bağışlayacağı bir kilim ve birkaç metrelik kefen olduğu” inancıyla dünyalık olarak saklanır. Erkek veya kadın öldüğünde, cenaze üzerine serilen düz dokuma yaygı, mezarlıktan dönüşte, ölen kişinin hayrına camiye serilir. Camiye bağışlanan bu halı veya düz dokuma yaygıya “ölümlük (halı-kilim)” denir. Bu amaçla dokunan halı ve düz dokuma yaygılar Anadolu’nun her yerinde değişik isimlerle tanınır. Sözgelimi Çanakkale yöresinde ölümlük kilim, Konya, Aksaray, Kayseri, Kırşehir çevresinde ahretlik kilim (öbür dünya kilimi), Manisa, Denizli, Aydın çevresinde sargı kilimi (tabuta sarılan kilim) adı verilir. Söz konusu bu dokumalar, bağışlandıktan sonra caminin malı sayılır. Hiç kimse tarafından alınıp satılamaz. Kullanma hakkı tamamen serildiği camiye aittir”(10). Sarız ilçesine bağlı Büyüksöbeçimen Köyü Cami ve Karapınar Köyü Camileri Ahretlik dokumalar yönünden oldukça zengindir.

e) Yük perdesi: Sarız yöresi düz dokumaları denilince akla ilk önce duvar kilimleri sonrasında da yük perdeleri akla gelmelidir. Sarız merkez ve dokuma yapılan köylerde yüklük perdeleri çok yaygındır. Odanın bir kenarına iptidai şekilde yapılan, 55-60cm. yüksekliğinde seki üzerine mutlaka yörede “çalma” adı verilen sık motifli cicim ve kilim tekniğinde yük perdesi örtülmektedir. Üzerine de yatak, yorgan vs. malzemeler dizilmektedir. Yörede bu dokuma türünün genelde koyu kırmızı zeminli dokunduğu gözlemlenmiştir. Bir kanat olarak dokunup kullanılmaktadır.

g) Yük Kilimi: Kilim halıdan daha hafif olduğundan kullanımı da pratiktir. Bu tür kilimler eşya taşımak için kullanıldığı gibi örtü amaçlıda kullanılır. Yatak, yorgan, kullanılmayan dokumalar, yastıklar vs. malzemeler, ahşaptan yapılmış, 55-60cm. yükseklikteki seki üzerine üst üste dizilir ve üzerine kilim örtülür. Böylece hem eşyalar korunur hem de odanın bir kenarında toplanan eşyalar estetik bir görünüm kazanır. Genellikle İki kanat (şak) halinde kullanılır. Yaklaşık 120cm.genişliğinde ve 400cm.boyunda dokunmaktadır.

h) Çuval: Sarız ilçesinin Kemer Köyü, çuval dokumaları yönünden oldukça zengindir. Çuvallar iki şekilde dokunmaktadır. Birinci şekil: çuvalın ön ve arkası ayrı, ayrı dokunup sonradan birleştirilmektedir. İkinci şekil ise: yörede “aykırı çuval” adı verilen büyük ve tek parça halinde dokunur ve dokuma bittikten sonra ikiye katlanıp alt ve bir tarafın dikildiği çuvaldır. Aykırı çuvalda desen çuvalın önünde ve arkasında tek taraftadır. Yöre halkının aykırı çuvalı anlatırken, diğer çuval dokumasına göre daha az kıymet verdiği gözlenmiştir. Çuvalların desenleri genelde cicim tekniğinde, desensiz kısımlar ise kilim tekniğinde dokunmuştur. Yeşilkent (Yalak) Kasabasında içine çamaşır konulan çuvallara rastlanmıştır. Bu belde de çamaşır koymak amaçlı kullanılan bu dokumalara “Karçın” adı verilmektedir. Çuvallar yün ve pamuk malzemeden dokunmuştur. Yörede motif ve desen özelliklerine göre çuvallara isimler verilmiştir. Yılan Kovan Çuvalı, Boncuklu Çuval, Belidar Çuval, Koçboynuzlu Çuval, Develi veya Deve Tabanlı Çuval, Kız Kaçıran Çuvalı gibi. Kız kaçıran çuvalı adını verdikleri desenden bir çuvalı çeyizi için dokumaya çalışan genç kız desenin zorluğundan dolayı dokumayı bırakıp kaçar ve desenin adı sonra “Kız Kaçıran” olarak kalır.

i) Heybe: Yük taşımak için kullanılmaktadır. Genellikle Yün ve keçi kılından dokunmuştur.

j) Palaz/Palas: Bu tür dokumalara; kapı önlerinde, saman yığınlarının üzerinde, ahşaptan yapılmış Tuvaletlerin üzerine örtülmüş halde karşılaşılmıştır. Hal-kın önem vermediği dokumalardandır.

k) Yastık: Yörede dokuma yastıkların sayıları oldukça azdır. Ortalama 60x120cm. ebatlarında dokunan yastıkların bazılarında her iki yüz desenli, bazılarında ise sadece ön yüz desenli olabilmektedir.

l) İta: Yörede, yemeklerde yufka ekmek yaygın yiyecek türüdür. Köydeki bayanlar ekmek tahtasında hamuru oklava ile açarken unların yere dökülmemesi için ekmek tahtasının altına serdikleri örtüye yörede verilen isimdir. Özellikle çözgüler pamuk malzemeden dokunur. Pamuk malzemenin unları geçirmediğini ve o yüzden tercih ettiklerini belirtmişlerdir. Kilim tekniğindeki zemine küçük boyutlarda seyrek cicim tekniğinde motifler serpiştirilmiştir. Kareye yakın ebatta dokunur.

m) Oklavalık: Evlerin mutfaklarında kullanılmak üzere, dar ve uzun olarak dokunmuş içine oklava konulan dokumalardır. Duvara asılır.

n) İğlik: Yöre halkının; yün eğirmek için kullandıkları; kirman, iğ gibi aletleri koydukları dar ve uzun dokumalarıdır. En olarak oklavalık ile aynı olmasına rağmen, boy olarak oklavalığın uzunluğunun yarısı kadar olmalıdır. Bu dokumalar da duvara asılır.

o) Tuz Torbası / Tuz Çantası: Çobanların, özelliklede küçükbaş hayvanlarına tuz yedirmek için boyunlarına asarak yanlarında taşıdıkları içine tuz koydukları çantalardır. Ebat olarak yaklaşık 40x40cm. olmaktadır.

p) Sütlük: Tavla köyünde “sütlük” olarak ifade edilen dokuma ürünlerine rastlanmıştır. Sütlükler, Çanta görünümünde olup, ortadan dikilmiş iki parça halindedir. Koyun derisinin lifleri temizlendikten sonra, kaynar suda kaynatılır. Sonra deri yere serilerek her tarafı tuzlanır. Böylece temizliği yapılır. Süt derinin içerisine konur. Deri, önceden dokunmuş olan çanta görünümündeki dokumanın içine yerleştirilir.

Dokumanın bir tarafında uzun, bir tarafında kısa olan kulpları vardır. Bu kulplar sayesinde süt kolayca taşınılabilir. Dokuma içerisindeki deri, sütün yere dökülmesini engellemekte ve sütün korunmasını sağlamaktadır. Kilim zemin üzerine motifler cicim tekniğinde dokunmuştur. Sütlük adı verilen bu dokumaların yaklaşık ebatları: En: 45 cm. X Boy: 60 cm. dir. Sarız’da dokunan kilimlerde kozmopolit özellikler göze çarpar. Erzurum, Kars, Yahyalı, Sivas, Van gibi yörelerden ilçeye göç olduğundan kilim dokumalarda “karma” etki hissedilir.

 Derleme: Sarızlılar.Org Yönetimi.Kaynak: Sosyal Bilimler Enstitüsü

 

Hava Durumu
Anlık
Yarın
4° -3°