DADALOĞLU DERNEĞİ

7 - DÜNYA KÜLTÜRÜNDE KİLİM

DÜNYA KÜLTÜRÜNDE KİLİM 

Kilim, bilinen en eski dokuma türlerinden biri olarak kabul ediliyor. Yapılan araştırmalar, insanların döşeme, örtü ve yaygı gereksinimlerini karşılama amacıyla, yün ipliklerini birbirinin arasından bir alt, bir üst geçirerek ilk olarak kilim yaptıklarını, daha sonra bu ipliklerin arasına yün iplikleri düğümleyerek halıyı oluşturdukları görüşünü güçlendiriyor.

Selçuklular döneminde çok gelişmiş olan dokumacılığın en yaygın türlerinden birinin de kilim olduğu sanılmaktadır. Dokumalar dış etkenlerden kolay çürüdükleri için, bu el sanatı ürünlerinin en eski örneklerine ilişkin çok az bulgu vardır. Anadolu kilim sanatının ele geçebilen ilk örnekleri XVI. yy.a aittir.

Geleneksel Türk el sanatlarından olan kilim, enine ve dikey, iki ya da daha çok iplik grubunun değişik şekilleri birbiri arasından geçmesiyle ortaya çıkan bir dokuma sanatıdır. Hiç bir mekanik işlem olmaksızın tamamıyla insan emeği ile örülür.

Tarihçesine baktığımızda; Türk Yörüklerinin yalnız kendi ihtiyaçlarını karşılamak için kilim dokuduklarını görüyoruz. Eski çağlardan beri, Orta Asya, İran, Anadolu ve Kafkasya’da hayvancılıkla yaşayan göçebe aşiretlerin yapıp kullandıkları bu dokuma günümüzde de devam etmektedir. Bu ülkelerin dışında Avrupa’da, Balkan ve İskandinav ülkelerinde Kuzey Amerika’da navajo adı verilen Kızılderili aşiretlerinde ve Güney Amerika’da Peru halkı arasında, dokunuş ve desen yönünden aynı tarz dokumalara rastlamak mümkündür.

Yörükler geçimlerini koyun yetiştiriciliği ile sağladıklarından, kilimlerin hammaddesi koyunyünü veya keçi kılıdır. Boyaları ise doğal kök boyalardır. Göçebe Yörükler bu yaptıkları dokumaları bazen heybe olarak, bazen de beşikörtüsü veya çuval olarak değişik ihtiyaçlarına cevap vermek için kullanmışlardır. Ancak; bilinen o ki, Türk kilimleri gerek desen gerekse renk canlılığı ve çeşitliliği ile dünyaca meşhurdur. Çin’e veya İran’a ait bir kilime baktığımızda genelinde tekdüzelik hâkimdir; adeta hepsi birbirine benzer.

Kilim Anadolu’nun hemen her yöresinde dokunmuş ve dokunmaktadır. Anadolu’da yaşamış etnik gruplar ve kültürler nedeniyle bu kilimlerin desenleri birbirinden çok farklıdır. Kilim, köylerde ve göçebe aşiretlerde genellikle kadınlar tarafından istar denilen ilkel ve kolay taşınabilir tezgâhlarda dokunur. Bu tezgâhlar dik veya eğik olarak yerleştirilir. Atış ve argaç denen dikey ve yatay iplik atkıların meydana getirdiği ana kasnak üzerinde, motiften motife geçilerek dokunan kilimlerde, gerek atkı, gerek çözgü telleri hep yündendir. Kök boyalarla boyanan iplikler zamanla solmama ve hatta daha hoş bir parlaklık kazanma özelliğine de sahiptirler.

Eski bir sanat ürünü olması, kilimin değerini arttırıyor ve dekoratif özelliği ile evlerimizi süslüyor.

 ORTA ASYA KİLİMLERİ:  

Irak’ın yanı sıra Afganistan, Hindistan ve Pakistan gibi diğer ülkeler de ihracat için el dokuma kilimleri üretmektedir. Hem Pakistan hem de Hindistan oldukça modern kilim ve tekstil endüstrisi geliştirmişken Afganistan’ın kilim ihraç endüstrisi oldukça kısıtlı kalmıştır.

HİNDİSTAN:

Kilim dokumacılığı Hindistan’da İran’da olduğu kadar eski bir gelenek değildir. Kilim dokumacılığı Hindistan’a 16. yüzyılda İran İmparatorluğu tarafında tanıtılmıştır. 1526-1530 yılları arasında İran kilim dokuma endüstrisi gelişmeye başlamıştı. 15. yüzyıl sonunda İran’daki Moğol hâkimiyeti sona erdiğinde Hindistan kilim dokuması konusunda bir hayli ilerlemişti. 1501 yılında İran yönetimi Hindistan’da dokumacılık için profesyonel atölyeler açmış ve bu konuda uzman kişileri denetleyici olarak atamıştır.

Sonuç olarak neredeyse tüm Hint tasarımları ünlü İran tasarımlarının birer imitasyonudur. Bu kilimleri birbirinden ayırın tek özellik yünün ve dokumanın farklı nitelileridir.

15. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar Hindistan’da üretilmiş kilimlerin çoğu nerdeyse İran dokumacılığı kadar iyidir ancak 17. yüzyılın sonunda bu sanat hemen hemen sona erdi. Dokuma endüstrisi 1800li yıllardan İngilizler tarafından yeniden kuruldu ancak bu tarihten sonra üretilen halılar eskisi gibi olamadı.

Hint kilimlerinde kullanılan yünün İran halılarında kullanılandan daha kalındı. Ayrıca Hint kilimlerini sertliklerinden ötürü katlamak çok daha zordur. Yine de güzel görünümleri ile zeminlerinizi süsleyip uzun seneler yıpranmayan kilimledir.

PAKİSTAN:

Hindistan’daki gibi Pakistan’ın kilim endüstrisi de İran İmparatorluğu’ndan etkilenmiştir. İran yönetiminin 16. ve 17. yüzyıllarda Pakistan’a kilim üretim olanakları getirmesiyle dokumacılık bu bölgede de önemli ölçüde gelişmiştir.

Pakistan’ın bugünkü stil ve desenleri ya İran, ya Türk ya da Buhara tasarımlarını örnek alır niteliktedir. Buhara kilimleri oldukça yumuşak ve parlak bir yün yapısına sahiptir. Bu kilimlere olağanüstü bir yumuşaklık kazandırmak amacıyla saf koyunyünü kullanılmaktadır. Bu tasarımlarda sadece 2 ya da 4 renk kullanılır ve bu renkler de genellikle yeşil, mavi ya da kırmızının tonlarından oluşmaktadır. İran kilimlerine benzer olan çeşitleri ise hem kalite bakımından hem de fiyat açısından yüksektir.
Bugün Pakistan dünya çapındaki en büyük 4. halı üreticisidir.

AFGANİSTAN:

Afganistan’ın halı endüstrisi, ülkenin politik sorunlarla karşılaşmasından önce olduğu kadar iyi değildir. Günümüzde ülkede birçok kilim üretiliyor olmasına karşın ihracat oldukça azdır. Bu nedenle Afganistan halılarını diğer dünya ülkelerine Pakistan ve İran aracılığıyla pazarlamaktadır.

Afgan kilimleri genellikle Buhara kilimlerine ve Türkiye’de üretilenlerle doğu Türkmenistan kilimlerine benzemektedir. Afgan kilimlerinde kullanılan renkler heyecan verici ve kilimin tarzına özel renklerdir. Çeçen kabileleri gibi Afgan göçebeleri günümüzde halen kilim üretmektedir ancak bunlar çok az miktarda olduklarından ötürü oldukça nadir ve zor bulunurlar.

Umuyoruz ki bu politik kaos içerisinde Afganistan kilimleri sonsuza dek yol olmaz.

AVRUPA KİLİMLERİ:

Avrupa’daki kilim dokuma sanatının kökeni belirsiz olmakla beraber bazı Avrupa ülkelerinin neredeyse 1000 yıl evvel düz dokumalar ve duvar halıları üretmiş olduğu bilinmektedir. Kanıtlar göstermektedir ki doğu kilimleri ilk olarak M.S 1000 yılı sonrasında ithal edilmiştir. Bu da pile-knotting tekniğinin hemen taklit edilmesiyse eğer daha önceden biliniyor olduğu anlamına gelmektedir.

Şile halıların Avrupa’da yayılması 11. ve 13. yüzyıllarda sürmüş Haçlı Seferleri, Marco Polo’nun (1254-1324) seyahatleri ve Venedik’teki elçilikler sayesinde gerçekleşmiştir. Ayrıca Portekiz’in 14. yüzyılda başlamış olan koloni genişlemesi da etkenlerden biri olarak kabul edilir.

Avrupa pile halılarından kalan en eski parça Harz Dağı bölgesindeki Quedlinburg’daki Schlosskirche’de korunmaktadır. Bu kilim tek pile düğüm ile dokunmuş olup bu özelliği ile İspanyol halılarına benzemektedir ancak yapılan araştırmalarda bu kilimin İspanyol dokumacılığı ile bir bağlantısı bulunamamıştır.

1255 yılında Castilelı Eleanor İngiltereli Edward I ile evlendiğinde yanında birçok İspanyol kilimi getirmiştir.

İngiltere’nin büyük bir bölümünde17. Yüzyıl başlarına kadar saraylarda ve büyük evlerde bile hasır ve samanlar zemin kaplaması olarak kullanılmaktaydı. Britanya zaman içerisinde zenginleştikçe tüm bu saman ve hasır kilimlerin yerini pile kilimler aldı.

Eski Avrupa tablolarında betimlenmiş tüm zemin kaplamaları doğu kilimlerine benzemektedir. Bu da çok şaşırtıcı bir durum değildir çünkü Avrupalılar bu sanatı kendileri öğrenmeden çok önce İran halıları ithal etmekteydiler.

Birçokları Venedik’in 15. yüzyılda Asya’dan kilimler ithal ettiğine ve Avrupalıların özellikle doğu kilimlerini tercih ettiklerine inanmaktadır. 17. yüzyıl sonlarında İran ve Türk halıları Avrupa’nın en fazla değer gören halılarıydı. Krallar diğer politik liderlere müttefik olmak için ipek İran halıları armağan etmekteydiler.

18. yüzyılın ortalarından 19. yüzyıla kadar Avrupalı neredeyse her ülke kendi kilim dokuma sanatına başlamıştı. En iyi üreticiler İspanya, Fransa, Polonya, İtalya, İngiltere, Almanya, Avusturya, Hollanda ve Romanya’ydı.

Günümüzde Avrupa el dokuma kilimleri sanayinin işçilik maliyeleri ile yarışmaması nedeniyle oldukça nadir üretilmektedir. Bunun yerine Belçika gibi kimi Avrupa ülkeleri özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında önemli makine dokuma halı sanayileri geliştirmişlerdir.

Hava Durumu
Anlık
Yarın
17° 28° 11°