DADALOĞLU DERNEĞİ

6 - BAYRAK SORULARI

BAYRAK SORULARI

Ülkemizde kız isteme, kına yakma, gelin alayı, halaylar, güreşler, seyirlik köy oyunları birbirlerinden farklı özellikler gösterse de hep belli bir gelenek içinde sürdürülür. Ancak Avşar düğünlerinde bayrak soruları oldukça özgün (orijinal) bir karakter gösterir. Bu düğünlerde sorulan bayrak sorularını "seyirlik köy oyunları" içinde değerlendirmek gerektiğine inanıyorum. Çünkü soru anında, soruyu soran, soruyu yanıtlayan ve seğmen hep bu oyunun içinde yer almaktadır. Avşar düğünlerindeki bayrak sorularının çok eski bir tarihi olduğu büyük göçten öncesine, Orta Asya'ya kadar uzandığı söylenir. Bayrak soruları ve buna ilişkin törensel hareketler öyle durup dururken kendiliğinden ortaya çıkmış bir olay değildir. Bunu, derlediğimiz kimi bayrak sorularından da anlamak mümkündür. Şu var ki, çeşitli dönemlerde, o dönemin tarihsel ve kültürel yapısına göre soruların niteliklerinin değiştiğini görmekteyiz. Bayrak sorularının aynı zamanda eğitici, öğretici özelliği de vardır. Bundan amaç gençleri meraklı, bilgili ve uyanık tutarak toplumun değerlerine ilgi duymasını sağlamaktadır. Günümüzde gelin alayı (seğmen) motorlu taşıtlarla donatıla dursun, eskiden gelin alayı hem atlı hem yaya olarak hareket ederdi. Avşar düğünlerinde gelin alayının başında bir bayraktar bulunur. Bayraktar, bayrak taşıyan, bayrak çeken kişidir. Bayraktar gelin alayının önünde yürür. Bayraktar becerikli, bilgili, görgülü ve de halk arasında saygınlığı olan kişiler arasından delikanlılarca görevlendirilir. Bayraktar olmak büyük onurdur. Tıpkı bunun gibi kız tarafının da bayraktarı vardır. Gelin alayı köyün girişinde, aynı köyden ise kız evinin önünde, kız tarafının alayı ile karşılaşınca, kız tarafının bayrakları ellerini havaya kaldırarak "dur! sus!" işareti yapar. O anda davullar, zurnalar susar, gürültü ve patırtı yok olur, herkes kulak kesilir. Tam bu sırada kız evinin bayraktarı kendi topluluğundan koparak 15-20 metre ilerde durur. Tıpkı bunun gibi gelin alayının bayraktarı da kendi topluluğundan ayrılarak ilerler. Burada kız evinini bayraktarıyla karşı karşıya gelir. Bayraktarlar isterlerse yanlarına birkaç yardımcı alabilirler. Şimdi her iki bayraktar da kendi gruplarından uzaktadırlar. Gelin alayının bayraktarı, karşısındakileri başıyla selamlar. "Kız evi naz evi", "Kız evi kızarcı olur" denir. O yüzden burada soru soracak olan hâkim durumda bulunan kız evinin bayraktarıdır. Erkek tarafı hep aşağıdan alır. Daha sonra, herkesin duyabileceği bir sesle aralarında aşağıdaki konuşmalar geçer. Buna "bayrak sorusuna giriş konuşması" denir. Bu giriş sorusu hemen her düğünde değiştirmeden sorulan kalıp sözlerdir.

Kız evinin bayraktarı:

- Nereden gelip nereye gidiyorsunuz? Gelin alayının bayraktarı - Hazırlardan gelip huzurlara (Son elli yıldır Hızırlara gidiyoruz.)

Kız evinin bayraktarı:

- Hazırlar kim? Huzurlar (Son elli yıldır, Hızırlar) kim? Seğmen alayının bayraktarı: - Hazırlar biziz, huzurlar da sizsiniz. (Hızırların da nerede olduğunu ancak Allah bilir)

Her düğünde tekrarlanan bu kalıplaşmış sorulardan sonra asıl bayrak sorusuna geçilir: Bayrak sorusu her düğünde tek soru olarak sorulmakla birlikte kimi zaman iki ya da üç soru olarak da sorulmaktadır.

Soru (sorular) doğru yanıtlanırsa bayraktarlar bayrakları değiştirirler. Gelin alayının bayrağını kız evinin bayraktarı, kız evinin bayrağını da gelin alayının bayraktarı alır. Bayraktarlar kol kola girerek bir dostluk havası içinde ve yeniden başlayan davul zurna eşliğinde kız evine gidilir.
Soru (sorular) doğru yanıtlanmazsa karşı taraf cezalandırılır. Bunun için bir koyun ya da kuzu kesilir, (göçebelik döneminde dağlarda yakalanan geyik getirildiği söylenir) kız evinin gençlerine bir şölen verilir. Son yıllarda koyun ya da kuzu yerine para da verilmektedir. Böylece karşı taraf cezalandırılmış olur.

Bu şölenin masrafını erkek tarafının bir yakını çeker. Sorular yanıtlanırken "Doğru yanıt o değil, şuydu" gibi tartışmalar da olur. Kimi zaman bu tartışmalar büyük münakaşalar, kavgalara kadar gider.

Yörede sorulan bayrak soruları pek çok ve değişiktir. Hemen her düğünde bir soru üretilmektedir. Soruların hiç duyulmamış olması ve ilginç olması önemlidir. Ayrıca sorular çoğu kez manzum olarak söylenen ölçülü sözlerden kuruludur. Soruların bilmece özelliği gösterenleri de çoktur.

Yörede sorulan bayrak sorularını genel olarak üç kümeye ayırmak mümkündür:

1. Halkın günlük yaşayışı, doğa ve hayvanlar üzerine sorulan bayrak soruları

2.Din bilgisi ağırlıklı sorular. Bilindiği gibi Avşarlar 135 yıl önce (1865) yerleşik düzene geçmişlerdir. Yerleşik düzene geçtikten sonra bazı gençlerin Kayseri ve İstanbul medreselerine (üniversitelerine) okumaya gittiklerini iyi biliyoruz. Bu gençler Osmanlı medreselerinde daha çok Kur'an, hadis, tefsir, fıkıh, kelam ve siyer gibi din ağırlıklı dersler okurlardı. Bu medreselerde okuyan öğrencilere de "molla" denirdi. İşte bu mollaların ya da onların öğütlemesiyle hazırlanmış olan din bilgisi soruları. Bu tip sorular Osmanlı medreselerinde nelerin okutulduğunu, kültürümüzün nerelerden kaynaklandığını göstermesi bakımından önemlidir. Batı dediğimiz Avrupa'nın bilimde, teknikte, askerlikte yeni buluşlar yaptığı bir dönemde, bizim belli kalıplar içinde durmadan döndüğümüzü göstermesi bakımından da bu sorular ilginçtir.

3. Karşı tarafın mutlaka cezalandırılması düşüncesiyle hazırlanmış yanıtı olmayan sorular. Bunlara "şaşırtmaca sorular" denirdi. Özellik gelin olacak kızda gözü olanların hazırlattığı sorularda bunlar.

Yörede Sorulan Bayrak Soruları:

1.Kurgulu bir kağnının (ekip sapı taşıması için kurulmuş kağnı denmek isteniyor) kaç deliği vardır?

Yanıt: 36

2.Hayvanda dilsiz, meyvede gülsüz, Kur-an'da mimsiz sure nedir?

Yanıt: Balık, incir, Kevser suresi

3.Allah'tan korkmaz, cennetten çıkmaz o nedir?

Yanıt: Çocuk

4.Yaptıran yaptırmış ama kendisi için yaptırmamış; yapan da kime yaptığını bilmemiş, bu nedir?

Yanıt: Tabut

5.Yere vurdum yumruğu

Budur Hakk’ın buyruğu

Üç yüz altmış beş kurbağanın

Kaç kilo gelir kuyruğu?

Yanıtsız

6.Mezarsız köy hangisidir?

Yanıt: Kayseri Pınarbaşı’nın Küçük Gürleyen köyü. (Onlar eskiden ölülerini Büyük Gürleyen Köyü'ne gömerlermiş)

7.On altı nunlu, bir cimli sure hangisidir?

Yanıt: En-Nas suresi

8.Gökten indi bir Arap

Ağzında yeşil yaprak

Sana diyom bayraktar

Bu dünya kaç kilo toprak?

Yanıtsız

9.Dünyaya gelir

Ne eli var, ne ayağı

Kırk gün sonra

Eli de var, ayağı da var

Bu nedir?

Yanıt: Kurbağa

10.Elde sitil (çitil, bakraç), dağda kımız. Bu, kimin işidir?

Yanıt: Çobanın işi.

11.Camisi candan

Seccadesi gönden

Abdest suyu kandan

Kıblesiz namaz kılan kimdir?

Yanıt: Yunus Peygamber. (Yunus balığının karnındayken)

12.Bir baba kızına ne zaman halhalı kestirebilir?

Yanıt:

Karakış kara giderse

Zemheri de zemheriliğini ederse

Mart'ta sıçan siymezse

Nisan'da da yağar dinmezse

Kızım sana halhalı kestiririm.

13.Nun üstünde nun durur

Mim üstünde mim durur

Azrail ölünce

Cenazesine kim durur?

Yanıt: Nun üstünde nun durur, Nuh Peygamber, Mim üstünde mim durur, Muhammet Peygamber, Azrail ölünce kimse kalmayacağına göre, önce kendi namazını kılacak, sonra da "Böyle zor olduğunu bilseydim kimsenin canını almazdım" deyip ölecek.

14.Kendinden hâsıl olan kadınla evlenen erkek kimdir?

Yanıt: Adem Peygamber. (Havva onun sol kaburgasından çıkmıştı.)

15.Binboğa dağlarındaki çamların kaç kozalağı vardır?

Yanıtsız

16.Bir zurnanın kaç deliği vardır?

Yanıt: 7+1=8'dir.

17.Habil ile Kabil'in nifakına sebep olan kızın adı nedir?

Yanıt: İkrime

18.Bugün günlerden nedir?

Yanıt: Bugün dünya, yarın ahiret.

19.Dört yaşındaki bir dananın kaç boğun boynuzu olur?

Yanıt: Dört

20.Poyraza dönerek namaz kalın kimdir?

Yanıt: İmam. (Cuma'da hutbede.)

21.Bir çoban sürüsünü hangi öçlüye göre örüme (gece otlatmaya) kaldırır, götürür?

Yanıt: Bulut gidiyor Şam'a

22.Davarı doldur dama (Hava soğuk olacak)

Bulut gidiyor Urum'a (Anadolu)

Duvarı kaldır önüme. (Hava sıcak, ılık olacak)

Demircilerin dövemediği

Boyacıların boyayamadığı

Şey nedir?

Yanıt: Hazret-i Ali'nin kılıcı.

23.Bıyık yirmi yaşındayken sakal kaç yaşında olur?

Yanıtsız.

24.Bir dalda kırk elma

Kaçı kuzeyde, kaçı güneyde?

Yanıt: Günlük kırk rekât namaz kastediliyor. Bunun 14'ü sabahtan öğleye kadar (kuzeyde) 26 rekât da öğleden sonra (güneyde)

25.Karınca kaynar çıkar

Dibinden oynar çıkar

Ağzın burnun avucuma

Soluğun nereden çıkar?

Yanıtsız.

26.Bir baba kızını kime vermek istemez?

Yanıt: Yağma yapmayan erkeğe.

27.Oğluyla sarılıp yatan ana kimdir?

Yanıt: Toprak ana.

28.Adem ile geldi dünyaya

Nuh ile girdi Tufana

Üç sefer geldi cihana

Bir daha gelecek ahir zamana

Kim bunlar?

Yanıt: Hz. Muhammet'in nuru, Şeytan (eşek suretinde gemiye bindi) Hz. İsa (bir daha dünyaya gelecek kırk yıl şeriat esaslarına göre dünyayı yönetecek).

29.Evvelinin adı

Dünyanın tadı

Nuh peygamber bir gemi yaptırmış

Ustasının adı?

Yanıt: Allah, Kur-an, Cebrail.

30.Şansı kötü giden öksüz kızın ağzından düşürmediği söz nedir?

Yanıt:

Derdim seni derdim seni

Anam olsa derdim seni

31.İt senede kaç yavru yapar?

Yanıt: 4-6

32.Üzerimizdeki giyecekleri neye göre ayarlarız? (Kış ya da yaza göre demek isteniyor)

Yanıt:

Dut yaprağı açtı soyun

Dut yaprağı döktü giyin

Günümüzdeki düğünlerde, bu yörelerde artık bayrak sorusu sorulmamaktadır.

KAYNAK: AHMET Z. ÖZDEMİR

I. Uluslararası Atatürk ve Türk Halk Kültürü Sempozyumu Bildirileri

Hava Durumu
Anlık
Yarın
17° 28° 11°