DADALOĞLU DERNEĞİ

8-İRAN AFŞARLARI

8 - İRAN AFŞARLARI

İran tarihin en eski devirlerinden beri Türklerin yaşadığı bir bölgedir. M.Ö. VII. asırda Sakaların Kafkaslardan inerek İran’a akınlar yaptıkları ve bir kısmının Azerbaycan’da yerleştikleri bilinmektedir. Daha sonra bölgeye Hunlar, Oğuzlar, Kıpçaklar, Peçenekler, Hazarlar, Sabirler gibi Türk boyları gelip yerleşmiştir. Bununla birlikte İran’a bugünkü çehresini veren Türk göçleri İslamiyet'in kabulü sonrası olmuştur. Abbasiler zamanında başlayan Türk ağırlığı Gazneli ve Selçuklular ile artmış, Moğol istilası sonrası ise bu yerlerin demografik yapısı Türklük lehine değişmiştir. Bu durum 1925 yılına kadar sürmüş, Fars asıllı Pehlevilerin iktidara gelmesi ile Türk egemenliği sona ermiştir. Buna rağmen İran’da hiç olmazsa nüfusun % 35’ini hala Türkler oluşturmaktadır.

İran gerek tarihteki konumu ve gerek siyasi münasebetleri yönünden oldukça önemli bir bölgedir. Burası Fars kültürü etkisi yoğun olmakla birlikte, Türk boylarının hâkimiyet mücadelesinin geçtiği ve kıyasıya vuruştuğu bir saha olarak karşımıza çıkmaktadır. Böyle bir ortamda hâkimiyeti ele geçirip İran tahtına oturmak elbette kolay iş değildir.

 

a. Kara-Koyunlu ve Ak-Koyunlu Devleti’nde Afşarlar

Daha XII. asırda İran’ın Huzistan Eyaletindeki Avşarlar, Şumla idaresinde bir beylik kurmuşlardı. 14. Yy. da ise Batı İran’da yaşayan Türkmenlerin başında bulunan Celaleddin Tayyib Şahın Avşar olduğu tahmin ediliyor. Bu devirlerde Avşarlar yalnızca Huzistan ve Fars eyaletlerinde kalmayarak orta ve batı İran’ın muhtelif yerlerine dağılmışlardı.  Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile İran ve Azerbaycan bölgelerinde iki ayrı güç olarak ortaya çıkan Kara-Koyunlu ve özellikle Ak-Koyunlu Devletlerinde de Avşarların faaliyette bulunduğunu görüyoruz. İlhanlılar ve Celayirliler devrinde Türkmenlerin mühim rolleri olmadığı halde; Karakoyunlular ile Akkoyunlular’da Afşarların mühim bir mevkii vardı.[1][203] Kara-Koyunlular’da Anadolu’dan gelen Afşarlar ile Gence ve Berdaa bölgesindeki Karamanlıları[2][204] sayabiliriz.

Ak-Koyunlular’da ise Afşarlar daha etkindir. Bunlar, Halep Afşarlarıdır. Kuzey Suriye Afşarlarından Kutbeğililer’in henüz 1407 yılında Ak-Koyunlu birliğine katıldıklarını biliyoruz ki onların hemen tamamı bir müddet sonra Huzistan’a göçeceklerdir.[3][205] XV. asır sonlarına doğru bu ülkede yeniden Afşarlara rastlanır ki; bunlar Akkoyunlu fethi neticesi Anadolu’dan gelmiş Afşarlardır. Uzun Hasan Bey ’in henüz Ak-koyunlu hükümdarı olmasından önce, onun yakın adamlarından birisi olan Mansur Bey, Kuzey Suriye Afşarlarına mensuptu ve kalabalık bir Afşar gurubuna sahipti. Uzun Hasan’ın İran’ı fethi üzerine emrindeki Avşarlarla bu ülkeye gelmiş, kendisi Huzistan’ın güneyindeki Kuh-Giluye valiliğine getirilmişti.[4][206]

1457 yılında Ak-Koyunlu Uzun Hasan ile Kara-Koyunlu Cihan Şah’ın kumandanı Tarkan Oğlu Rüstem arasında yapılan savaşta Ak koyunlu ordusunda Kutbeğililer ve Gündüzlü’den Mansur Bey’de vardı.[5][207] Uzun Hasan’ın Fatih ile yaptığı Otluk-Beli Savaşında da Afşarlar, Ak-Koyunlu safında savaştılar. [6][208] Uzun Hasan’ın oğlu Fars valisi Halil Mirza’nın 1476’da yaptırdığı resmigeçitte Mansur Beyde vardı. 1497’de tahtı ele geçirmek isteyen Muhammedi Mirza, Şiraz’ı Pürnek Kasım Bey’den alıp Mansur Beye vermişti. Pürnekler ile Afşarlar arasında yapılan savaşları Afşarlar kazanmışlardı. Muhammedi Mirza ile Sultan Murat arasında yapılan bir savaşta Avşarlardan Piri Bey ölmüştü. Mansur Bey daha sonra Akkoyunlu Sultan Murat ve Ebu’l-Feth Beyin hizmetinde bulunmuştur. Akkoyunluların yıkılması üzerine Mansur Bey Safevi hizmetine girecektir.[7][209]

 

b. Safevi Devleti’nde Afşarlar

Şah İsmail Devri (1501-24) : Safevi devletinin kurucusu İsmail, İran Erdebil’de bulunan Safevi Ocağı şeyhi Cüneyd’in torunudur.[8][210] Şah İsmail, Safevi Devletini kurarken yanında Ustacalu, Şamlu, Rumlu, Tekelü, Dulkadır, Afşar (Urmiye-Van gölleri arasından gelen), Kaçar, Varsak Türkmenleri ile Karacadağ sofuları bulunuyordu. İsmail’in yanında bulunan bu Afşarlar, müfrit Şia akidesini benimsemişlerdi. Fakat diğer Afşar oymakları henüz Sünni inançlarını koruyorlardı. Bunlar ancak şah İsmail ve haleflerinin İmamiye Şiiliğini resmi din olarak kabul etmelerinden sonra Şiileşmişlerdir. [9][211]

Safevi Devleti’nin kuruluşundan sonra İran’a yeni Afşar oymakları gelmiştir. İran’daki büyük Afşar varlığını da Anadolu’dan gelen bu Afşar oymakları meydana getirmiştir. [10][212]

Şah İsmail, 1501’de Şirvanlıları ve akabinde Akkoyunluları yendi ve devletini kurdu. 1503’te Akkoyunluları tekrar yenerek ortadan kaldırdı ve Irak, Fars, Kirman’ı ele geçirdi. Uzun Hasan’ın en yakın adamlarından olan ve Akkoyunluların kuruluş, yükseliş ve yıkılışına şahit olan Mansur Bey, diğer bazı Akkoyunlu beyleri gibi Şah İsmail’e itaatini arz ederek Kızılbaş tacını giydi ve Şiraz valiliğine getirildi. Bir müddet sonra Fars valisi (1505) oldu. Mansur Bey ailesi Şah Abbas devrine kadar Kuh-Giluye vilayetini idare etmişlerdir. Ferah valisi Ahmet Beğ Sultan, Özbek hükümdarı Şeybek Han üzerine yapılan Horasan Seferine (1511) katılan Dana Muhammet Beğ (savaşta öldü), 1513’teki ikinci Horasan Seferinde adı geçen Şahruh ve Osmanlı ile yapılan Çaldıran Savaşında (1514) “şah benim” diyerek kendisini feda eden ve Şah İsmail’in öldürülmesini önleyen Sultan Ali Mirza, Şah İsmail devrindeki diğer Afşar emirleridir.[11][213]

Tahmasb Devri (1524-76) : İsmail’in ölümünden sonra oğlu Tahmasb başa geçti. Tahmasb devrinde Avşarlar, Kuh-Giluye ve Huzistan’da yaşıyorlardı. Bu dönemde boylar arasında kıyasıya iktidar kavgası yaşanıyordu. Mücadelelerden Tekelilere karşı birleşen ve Şah’ın desteğini alan Ustacalu, Dulkadırlı, Rumlu ve Afşarlar galip çıktılar.[12][214] Tekelü ve Şamlılar gözden düşerken, Kaçar ve Afşarların itibarı arttı ve yükselerek en önemli boylar arasına girdiler. Avşarların Kuh-Giluye ve Huzistan gibi merkezden uzak yerlerde yaşamaları daha mühim rol oynamalarını engellemişse de çabuk yıpranmalarını de önledi.[13][215]

Bu devir Afşar emirlerine gelince; en önemli emir, Tahmasb’ın en muteber merkez emiri olan Sevindik Han’dır. Sevindik Han, henüz Şah İsmail devletini kurmaya çalışırken onun yanındaydı.[14][216] 1538’de Tahmasb’ın Şirvan Fethi’ne katıldı. Şirvan’ın başına Tahmasb, kardeşi Alkas Mirza’yı getirmişti. Ancak Alkas Mirza bağımsızlık için başkaldırdığında (1546) onu iknaya giden Sevindük Han’dı. (Alkas Mirza daha sonra Osmanlı’ya sığındı ve Safevilere karşı savaştı. 1548’de Şirvan’ı ele geçirerek Afşar Mehmet Beyi yenmiş ve Kum şehrini zapt etmişti. Alkas Mirza’nın yakın adamı Muhammet Beğ de Avşar idi. Bugün Malatya’da Alkasoğlu adında bir köy vardır.) 1548’de Sevindük’ün Şeki üzerine yürüdüğünü görüyoruz. 1551’de Kiş kalesini fethe gönderildi. 1552-3’te Sevindük Han, idaresindeki ordu ile Erciş’i aldıktan sonra Gevar bölgesini yağmaladı. Osmanlı ile Safeviler arasında Amasya Barışı (1555) yapılacağı sırada Osmanlı veziriazamının mektup yazdığı Tahmasb’ın önde gelen 4 kişisinden birisiydi.[15][217]

Safevilerin Horasan emirlerinden Mustafa Sultan, Firuz-Kuh’ta Özbekler tarafından öldürüldü (1527-8). Sincap Sultan (1550) ile Dana Beğ oğlu Allah Kulu Beğ’de (1556) Horasan’da dirliklere sahiptiler. Sevindik Beyin oğlu Hüseyin Bey, Horasan’ın muhtelif sancaklarında valiliklerde bulunuyordu (1562’den sonra). 1532-3’te Mansur Beğin soyundan Halil Han’ın kardeşi Gazi Han, Şiraz valisi idi (1539-40’da öldü).[16][218] Kuh-Giluye valisi Mansur Beğ oğlu Elvend Han, Osmanlıların Irakeyn Seferinde (1534) Tebriz’i almaları üzerine şehri kurtarmaya geldiyse de yenildi. [17][219] Ertesi yıl itaatsizlik gösterdiği için öldürüldü (1535) ve yerine Şahruh unvanı ile Mansur Beğin torunu ve Hasan Sultan’ın oğlu Muhammedi Beğ getirildi. Şahruh Sultan (1542) ve Mahmut Han’dan (1548) sonra Kuh-Giluye valisi Mansur Beğ ailesinden Mehmet Han idi (1548-9). 1550 olaylarında adı geçen Rüstem Beğ’de 1557’de Kuh-Giluye valisidir (1558’de Aba üzerine gönderildi ve savaşta öldürüldü).[18][220]

1536-7’de Kirman valiliğinde Şahkulu Sultan’ı görüyoruz (1564-5’te hala görevde).[19][221] 1548’de Osmanlı sınırına saldırılar düzenlenmiş, Şahkulu da Van Gölü kuzeyi ve Murat nehri boyuna (Boz-Ulus ve Kara-Ulus üzerine) yağmaya gönderilmişti. Bunlar Ahlât’ı yağmalayıp 5 bin at, 100 bin koyun, 50 bin sığır getirdiler. Şahkulu, 1552’de Osmanlı’ya karşı yapılan harekâtta Irak bölgesini yağmalamış, 1553-4’te Van, Vastan, Erciş ve Adilcevaz’ı yağmaladı. 1554’te ise Dav-Eli’ni yağmaya gönderilmişti.[20][222] 1569-70’te Kirman valisi Yakup Beğ’dir.

1539-40’ta Huzistan’da Avşarların başı olan Kan Kara lakaplı Çulu Beğ oğlu Mehdi Kulu Sultan, Şuşter hâkimi idi Aynı yıl itaatsizlik ettiği için üzerine Afşar Haydar Kulu Sultan gönderilmiş, Şah’ın emri ile kardeşi Sevindik Beğ tarafından öldürülmüştür. Sevindik Beğ Şuşter’e hâkim olduysa da 1541-2’de Huzistan valiliği Haydar Kulu Sultan’a verildi. Daha sonra Şuşter ve Dizful valiliği Ebu’l-Feth Sultan’a verildi.[21][223] Ebu’l-Feth Sultan, 1554’te Osmanlı’nın Nahçıvan’ı yakıp yıktıktan sonra, Tebriz’i vurması üzerine Osmanlı’ya saldırdı ancak yenilerek geri çekildi.[22][224] Şuşter’deki diğer Afşar hâkimleri ise Keçel Afşar, Hasan Bey, Seyyid Bey, Rüstem Sultan Araşlu, Seyf Bey, Muhammet Sultan, Şahverdi Sultan, Ali Sultan, Ahmet Sultan, Hüsrev Sultan, Şahverdi Han Gündüzlü’dür.[23][225]

1546’da merkezde bulunan Dulkadırlılar ile Afşarlar arasında çatışma çıkmış ve Afşarlardan Sevindik Beğ, Şahkulu Sultan, Mahmut Han olayı yatıştırmıştı.[24][226] 1550 olaylarında Pir Kulu Beğ (şairdi) ve Muhammet Beğ’in adı geçiyor. Araşlu Avşarının başı olan Aslan Beğ, 1567-8’de Lala Sultan Ahmet Mirza ile Gilan Seferine katıldı.  Aynı sefere katılan İskender Beğ’e Gilan’da dirlik verildi. Tahmasb öldüğü sırada Afşar emirleri şunlardı: Aslan Sultan Araşlu, Kuh-Giluye’de 10.000 çadır Avşarın başı Mansur Beğ ailesinden Halil Han, Save valisi Mahmut Sultan, Kirman valisi Yakup’un kardeşi Yusuf, Hezarcerib valisi İskender Beğ (Mansur Beğ ailesinden olup sonradan Kuh-Giluye valisi oldu), Horasan’daki Ferah ve Esfuzar valisi Yeğen Sultan ile yine Horasan’da bir yerin valisi Hüsrev Sultan Köroğlu.[25][227]

İsmail II. (1576-77) ve Muhammet Devri (1577-87) : Tahmasb ölünce, Türkmen, Rumlu ve Afşarlar İsmail Mirza’yı desteklediler. Haydar ile yaptığı taht kavgasını Aslan Sultan Araşlu’nun da desteklediği İsmail (1576-77) kazandı.[26][228] Bunun üzerine Haydar’ı desteklemiş olan Ustacalulara karşı kıyım başladı. Ferah valisi Sevindik Beğ oğlu Hüseyin Sultan'da Ustacalu Şahkulu’yu öldürdü. Bu dönemde Avşarların büyük emiri Halil Han da merkezde bulunuyordu.[27][229]

İsmail’in ölümü üzerine bacısı Perihan Begüm, Afşar Kulu Beğ’in de bulunduğu 8 kişilik bir heyetin yardımıyla ülkeyi 2,5 ay idare etti.[28][230] Sonunda büyük emirler toplanarak Muhammet’i (1577) şah ilan ettiler. Halil Han’ın teklifi ile boylar arasındaki rekabetin önlenmesi kararlaştırıldı. Boylar liderlerini seçip açıkladılar. Afşar’ın başı Korucubaşı Kulu Beğ seçildi. Veli Han, Kirman; Halil Han’da Kuh-Giluye valisi oldu. Osmanlı’nın Şirvan’a saldırması üzerine yapılan başarısız savaşlarda (1578) Kulu Beğ de vardı. Bu sırada tekrar hortlayan boy ihtilafı Kulu Beğ tarafından yatıştırıldı.[29][231]

1580’de Kuh-Giluye’de Kalender adlı bir kişi, kendisinin Şah II. İsmail olduğunu ileri sürüp Lurlardan kalabalık bir kitle topladı ve bölgenin hâkimi Afşarlar üzerine yürüdü. Halil Han’ın oğlu Rüstem Beğ’i öldürerek Afşar’ı perişan ettiler. Merkezde bulunan Halil Han, hemen bölgeye geldiyse de öldürüldü ve Afşarlar çok zor duruma düştü. Halil Han’ın yeğeni İskender Beğ, bölgeye vali atandı ve Dulkadırlıların yardımıyla Düzmece İsmail yakalanıp öldürüldü.[30][232] Bu olaydan sonra Avşarın bir kısmı Halil Han’ın oğlu Şah Kulu’nun etrafında toplandı. Şah Kulu, İskender Beğ’i öldürdü ve bölgeye hâkim olduysa da karşısına akrabası Abdullatif Beğ oğlu Hasan Beğ çıktı. Uzun süre mücadele ettiler.

Düzmece İsmail’in dördüncüsü Gurlular arasında çıktı ve Ferah valisi Hüseyin Sultan ile kardeşi Ali Han Sultan’ı öldürerek Horasan Avşarını perişan ettiler. Ferah valiliğine atanan Yeğen Sultan, sefere hazırlanırken Düzmece kendi adamları tarafından öldürüldü.[31][233]

Şah’a karşı taht kavgasına girişen Abbas Mirza’yı destekleyenlere karşı Horasan seferine Kirman valisi Veli Han memur edildi (1583). Ancak, Şah’a isyan edenler Kulu Beğ sayesinde ceza almadılar. Üstelik cezalandırılmalarını isteyen vezir Selman, Kulu Beğ tarafından öldürüldü.[32][234] İsyancılara arka çıktığı için Kulu Beğ, Sebzevar valiliğinden azledildi. 1585’te Osmanlı’nın Tebriz’e girmesi üzerine yapılan savaş esnasında öldürüleceğini anlayan Kulu Beğ, kardeşi Cabbar Kulu ile Osmanlı’ya sığındı.[33][235]

Hamza Mirza ile Tahmasb Mirza arasındaki taht mücadelesinde Keçel Mustafa, Hamza’ya isyan etti. Kazvin’de oturan Usalu ve Eberlü Afşarları Tahmasb’a karşı geldilerse de üzerlerine ordu gönderilip tedip edildiler. Hamza Mirza öldürülünce Kirman valisi Veli Han, oğlu Yezd hâkimi Bektaş Han, Isfahan’daki Araşlu Avşarı, Türkmen ve Dulkadırlıların da desteği ile Abbas Mirza’yı hükümdar ilan ettiler. Daha sonra aralarında Alplu Avşarının lideri İsmail Han’ın da bulunduğu emirler Abbas’ı tahta çıkardılar. Bu dönemde Avşarların yurtları İran’ın güneyi idi ve batıdan doğuya doğru bir şerit gibi uzanıyordu (Kuh-Giluye, Isfahan, Kirman, Ferah, Esfuzar). Şah Muhammet öldüğünde Araşlu’nun bir kısmı ile Usalular Kazvin civarında oturuyordu. Kirman, Veli Han’ın, Yezd, Bektaş Han’ın, Eberkuh (Yezd’in güneyindedir), Kulu Beğ oğlu Yusuf Han’ın idaresindeydi. Kuh-Giluye’de ise Şahkulu ile Hasan Han arasındaki rekabet devam ediyordu. Yine Kuh-Giluye’de Araşluların başı Aslan Sultan’ın oğlu Tahmasb Kulu Han vardı.[34][236]

Abbas Devri (1587-1628) : Şah Abbas Türkmen boyları arasındaki rekabet ve devletteki etkinlikleri yüzünden bu unsuru itaat altına almak zaruretini gördü. Bu yüzden tahta çıkmasının hemen sonrası Afşar Korucubaşı Yusuf Han’da dâhil Türkmen beylerin çoğunu öldürttü. Daha sonra Afşar, Dulkadır, Kaçar, Bayat ve diğer boylarının eski yerlerinde kalabalık yaşamalarına son verip onları İran içinde dağıttı. Böylece Kuh-Giluye bir Afşar yurdu olma özelliğini kaybetti. Ardından Osmanlı gibi devşirme sistemi kurup Türk olmayanları devletin üst kademelerine ve hatta bir kısmını Türk boylarının başına getirtti (Mesela Gürcü Cemşit Sultan, Abiverd’deki Eberlü Avşar’ının; Nevruz Sultan, Karabağ’daki Cevanşirler’in başı idi).[35][237]

Bu dönemde Afşar emirlerine gelince; Yusuf Han, Abbas tarafından Korucubaşılığa getirildi. Ancak Mürşid Sultan’a suikast düzenleyince hapse atıldı. Korucubaşılık ise İskender Beğ’in kardeşi Bedir Han’a verildi. Bedir Han, Esterabat valisi oldu (1589) ve korucubaşılık Veli Han’a verildi. Veli Han’dan boşalan Kirman valiliği de oğlu Yezd hâkimi Bektaş Han’a verildi. Veli Han’ın çabaları sonucu Yusuf Han hapisten kurtulup tekrar Eberkuh valiliğine gönderildi. 1590’da Araşluların başı Aslan Sultan oğlu Tahmasb Kulu, Hemedan valisi oldu ve Nihavend’i Osmanlılardan geri almak için sefer yaptıysa da başarı elde edemedi. 1591’de itaatsizlik ettiği için öldürüldü. Bir müddet sonra oğlu güçlü emirlerden Zehr-i Mar Sultan’da öldürüldü. Bektaş Han büyük hayaller peşinde koşunca bertaraf edilip Kirman önce Yusuf Han’a sonra tekrar Veli Han’a verildi. Bu civardaki bir kasaba da Alplu’dan İsmail Sultan’a verildi. Bu ikisi 1593’te Özbeklerle yapılan savaşa katıldılar.[36][238] İsmail Sultan, Kazerun valisi Emir Han Kuh-Giluye’ye atanınca (1595) onun yerine Kazerun valisi oldu. Bundan sonra 1835 yılına kadar Kazerun hanı olan Avşarların Alplu obasından olduğu söyleyelim.[37][239] Kuh-Giluye’de hâkimiyet kavgası veren Abdullatif Beğ oğlu Hasan Han ile Halil Han oğlu Şah Kulu, Şah Abbas’ın huzuruna geldiler. Abbas’ın tahriki ile Hasan Han, Şah Kulu’yu öldürdü ise de 1595’te kendisi de öldürüldü.[38][240] Kazerun hâkimi Emir Han, Kuh-Giluye valisi atandı. Bunun üzerine Gündüzlü ve Araşlular Ramhurmuz’da toplanarak Ebu’l-Feth Beği kendilerine han seçtiler ve Lurlar ile Huvayza Araplarının katılımıyla isyan ettiler (1597) ancak Fars valisi Allahverdi tarafından şiddetle bastırıldı. Başlarına devşirme biri atandı. Avşarların buradaki hâkimiyetlerine son verilip bir müddet sonra yurtlarından çıkarıldılar. Bir bölümü Horasan’a, bir bölümü de Urmiye’ye gitti. Yerlerinde kalanlar ise Arapların devamlı baskıları sonucu başka yerlere dağıldılar. 1840 yılında geriye kalanlar Doruk’tan çıkarılarak Kengaver, Esed-abat, Urmiye taraflarına gittiler. Bunlardan küçük bir kısım Şuşter ve Dizful’da kaldı. Bugün Şuşter civarında yaşayan Gündüzlü Afşarları, bu Kuh-Giluye Afşarlarının torunlarıdır. [39][241]

Bu devirde Luristan, Kuh-Giluye’de Araşlu, Şuşter’de Gündüzlü, Yezd, Kirmanşah, Musul, Urmiye’de İnallu (İmanlu), Horasan’da Alplu, Köse Ahmetlü, Kırklu’lar yaşıyordu. Şah Abbas devrine kadar kuvvetli Afşar kabileleri en çok Huzistan, Fars, Luristan, Kuh-Giluye, Kazerun, Kirman, İsfahan, Yezd, Save ve Horasan taraflarında yaşıyor;  Afşar reisleri Safevi Devleti tarafından çok defa mahalli idarelerin başına geçiriliyor, Özbek ve Osmanlılara karşı da Safevilerin başlıca kuvvet kaynağını teşkil ediyorlardı. Abbas, Afşar kuvvetlerini kırıp, merkezi idareyi kuvvetlendirdikten sonra Afşar emirlerinin ehemmiyeti de azalmıştır. [40][242]

Nitekim Abbas öldüğünde Afşar’dan sadece üç emir vardı. Bunlar, Urmiye hâkimi Kasım Sultan oğlu Kelb-i Ali Sultan (İmanlı’dan), Ferah ve Esfuzar hâkimi Er-Doğdu Han (Alplu’dan), Kaverud hâkimi İmam Kulu Sultan (Usalu’dan) idi.[41][243]

Abbas devrinde Afşar oymakları şunlardı:

a. Gündüzlü: Bunlar Halep Türkmenleri arasındaki Gündüzlü Avşarının koludur. Kuh-Giluye ve Huzistan’da yaşıyorlar. Mansur Beğ ile gelenler bunlardır. Mansur Beğ de Gündüzlü Avşarından idi. Bir kısmı Horasan’da Abiverd tarafına, bir kısmı da Araşludan bir bölük ile beraber Urmiye’ye gönderildi.[42][244]

b. Araşlu: Araşlu’nun bir yer adıyla ilgili olduğu görülüyor. Nitekim Şirvan’da Araş adlı bir kasaba vardır.[43][245] Kuh-Giluye’de yaşayan Araşlılar, Mansur Beğ Avşarlarındandır. 1584-87’de Usalular ile birlikte Isfahan’da yaşıyordu. Başları önce Aslan Sultan sonra oğlu Tahmasb Kulu idi. Bir ara Hacı Mehdi Kulu Araşlu’nun başına geçtiyse de Tahmasb Kulu’nun oğlu Zehr-i Mar Sultan başa geçti. Abbas bu kişiyi öldürüp, Araşluları Huwar, Rey, Simnan taraflarına sürdü. Bir kısmı da Gündüzlü ile beraber Urmiye’ye gitti.[44][246]

c. Usalu: Isfahan’da yaşıyorlardı. Daha sonra Kaverud’a geldiler. Kaverud hâkimi İmam Kulu Sultan bu obadan idi.[45][247]

ç. Eberlü : [46][248] Kazvin’de oturuyorlardı. Sonra Abiverd’e gönderildiler ve başlarına devşirme Gürcü Cemşid atandı. Nadir Şah Abiverd’e gönderilen bu Eberlilerdendi. 18.yy’da Eberlüler’in bir kısmı Tarum ve Halhal’da yaşıyorlardı. Bu Afşarların Tarumi ve Halhali nispetini taşıdıkları anlaşılıyor. Nadir Şahın ölümü sırasındaki beylerden Musa Beğ de bu obadandı. [47][249]

d. Alplu: Halep Türkmenleri arasındaki Köpekli Avşar’ının obalarından olan Alplu Avşarının bir kolu. Alplu’nun Gündüzlü ve İmanlı Avşarı kadar kalabalık olmadığı anlaşılıyor. Bu obadan İsmail Han, 1590’da Kirman’da bir kasabanın hâkimi 1594-5’te Kazerun valisi idi. Şah Abbas’ın ölümü sırasında görevde olan üç Afşar beyinden biri ve Sistan’daki Ferah ve Esfuzar hâkimi yine Alplu’dan Er-Doğdu Han idi. Sonradan İsmail Han, Er-Doğdu Han yerine Ferah valiliğine atandı (1602-05).[48][250]

e. İmanlu : [49][251] Maraş’taki Dulkadırlı Eli’nin oymaklarından İmanlu Avşarının bir kolu. İran’a Abbas devrinde geldiler. Bilinen ilk emirleri Kasım Sultan’ın adı 1593-4’te geçiyor. Bu sırada Hemedan valisi idi. Kasım Sultan, Kirmanşah’ta Osmanlı’lara karşı emrindeki İmanlılarla beraber sınırları korumuş ve yapılan savaşta Uzun Ahmet Paşa’yı Lurların hâkimi ile beraber esir almıştı (1603-4). 1623’te Musul’un fethine katılmış ve şehrin valiliğine getirilmişti. Ertesi yıl şehir veba salgını dolayısı ile boşaltılmış ve tekrar Osmanlı’ya geçmişti. Kasım Sultan’ın buradan gelip Urmiye, Sayınkale ve Sulduz’a yerleştiğini görüyoruz. 1625’te şehri yeniden almak için gönderilen emirler arasında Kasım Sultan’ın oğlu Kelb-i Ali Sultan vardı. Bundan Musul’u terk ettiği için Kasım Sultan’ın azledildiği veya öldürüldüğünü anlıyoruz. Kelb-i Ali Sultan 1627’de Urmiye valisi oldu. Bundan sonra Urmiye’de gördüğümüz Avşarların önemli bir kısmı İmanlu’dan, valileri ise bu Kasım Sultan’ın soyundandır. [50][252] Bunlardan Hudadad Beğ Kasımlı ilk kez Beylerbeyi unvanını aldı. Bunlar o civardaki Kürt aşiretleri ile daima mücadele etmiş ve Sünni Osmanlılara karşı, Şii Safevilerin sınır bekçiliğini yapmışlardır.[51][253]

f. Çoban-Oğlu ve Kör-Oğlu: Bunlardan başka Avşarların Çoban-Oğlu ve Kör-Oğlu obalarının da varlığını görüyoruz. Ancak bunlarla ilgili bilgiler oldukça azdır. Kör-Oğlu obasından Horasan’da bir yerin valisi olan Hüsrev Sultan’ı tanıyoruz. Hüsrev Sultan, Herat’ta bulunan Afşar Hüseyin Sultan ile birleşerek Şah’a isyan etmiş olan Horasan Beğler-beğisi Ustacalu Şah Kulu Sultan’ı öldürmüştü.[52][254] Çoban-Oğlu obasından ise 1588-89’da Horasan Seferine katılması emredilen Mehdi Kulu Han’ın adı geçiyor.[53][255]

Nadir Şah ’ın siyasi sahnede görünmek olduğu sırada (18. Yy ‘ın ilk yarısı) İran’da Afşarların dağılışı şöyleydi:

Urmiye Afşarları: Urmiye Gölü batısı Selmas ve Uşniye arası, Urmiye şehri ve bölgesi; İmanlu Afşarları, Kasımlı (İmanlu‘nun kolu, İmanlu Afşarlarının beyi Kasım Sultan’dan), Gündüzlü ve Araşlu (Kuh-Giluye’den gelme) oymakları, Mahmutlu Oymağı (Araşlu’nun kolu).

Hamse Afşarları: Kazvin ile Zencan arası, Zencan şehri merkezdir. Kazvin’in güneybatısından başlar (Bura hala Afşar adını taşır) Afşar Sayınkale ve Sultaniye’ye kadar. Kuzeyde Aşağı ve Yukarı Tarum ile Halhal ‘da yaşarlar. Buradaki Afşar beyleri Hamseli, Tarumi, Halhali nispetiyle anılırlardı (18. Yy kaynakları). Çoğu Eberlü oymağı, Kutulu Afşarı (Eberlü’den).

Kirman Afşarları: Kirman şehri ve bölgesi. Şah Tahmasb (16. Yy) devrinden beri yaşamaktadırlar, fakat hangi obaları olduğu bilinmemektedir.

Horasan Afşarları: Herat’ın güneyinde Esfuzar bölgesi ve Siistan’ın Ferah bölgesi (Bugün bu bölgeler Afganistan toprakları içinde). Bazı obaları bilinmiyor. Gündüzlü ve Araşlu oymakları (Şah Abbas’ın Kuh-Giluye’den Abiverd’e sürdüğü Afşarlar).

Bunun yanında Afşarlar, Huzistan (Gündüzlü), Kuh-Giluye (Gündüzlü ve Araşlu), Fars ve Kazerun ’da da yaşıyorlardı.[54][256]



[1][203] Köprülü, “Avşar”, s.30-1
[2][204] Faruk Sümer, Karakoyunlular I, s.26, 99
[3][205] M.K. Özergin, “Xıv. Yy. da Türk Dünyası”, Milli Eğitim Ve Kült. Derg. Sayı:22, Ankara 1983, s.64.
[4][206] Faruk Sümer, Oğuzlar, s.219
[5][207] Ebu Bekr-İ Tihrani, Kitab-I Diyarbekriyye (Çev. Mürsel Öztürk), Ankara 2001, s.133-36, 167
[6][208] Köprülü, a.g.m. s.30
[7][209] Sümer, Oğuzlar, s.219
[8][210] Safeviler, İsmini Şeyh Safiyeddin’den Almıştır. Safevi Tarikatı Lideri Hoca Ali’nin Torunu Olan Cüneyd, Sünni Olan Tarikatı Şiileştirmiş Ve Devletleşme Sürecine Girmişti. Bu Ailenin Dip Dedesi Firuz Şah Adlı Sincar’lı Bir Kürt’tür.
[9][211] Fuat Köprülü, "Avşar", İslam Ans. II, İstanbul 1979, s.31      Kırzıoğlu, Osmanlıların. s. 143. Kırzıoğlu İran Kaynaklarına Dayanarak Safevi Devletini Kuran Türkmenlerin Timur Tarafından (Ankara Savaşı Sonrası) Anadolu’dan İran’a Göçürülen Boylar Olduğunu Söyler (Kırzıoğlu, Osmanlıların Kafkas..., s.23-4). Sümer İse İran Kaynaklarındaki Bu Bilginin Yanlış Olduğu Ve Türkmenlerin Daha Sonra İran’a Geldiği Kanaatindedir (Sümer, Safevi Devletinin. s.7).
[10][212] Faruk Sümer, "Avşar", TDVIA IV, İstanbul 1991, s.160
[11][213] Sümer, Safevi Devleti’nin. s.49, 56
[12][214] Köprülü, “Avşar”, s.31
[13][215] Sümer, Safevi Devleti, s.57, 60, 83-4
[14][216] Sümer, Safevi Devletinin. s.99
[15][217] Kırzıoğlu, Osmanlıların Kafkas. s.103, 167, 175, 194, 196, 206, 215-16, 246
[16][218] Sümer, Safevi Devletinin. s.94, 98, 100
[17][219] Kırzıoğlu, Osmanlıların Kafkas. s.151
[18][220] Sümer, Safevi Devletinin. s.98. Köprülü, “Avşar”, s.33
[19][221] Sümer, Safevi Devletinin. s.99
[20][222] Kırzıoğlu, Osmanlıların Kafkas. s.189-90, 212, 219, 232
[21][223] Sümer, Safevi Devletinin. s.99
[22][224] Kırzıoğlu, Osmanlıların Kafkas. s.228
[23][225] Köprülü, “Avşar”, s.32
[24][226] Kırzıoğlu, Osmanlıların Kafkas. s.176. Sümer, Safevi Devletinin..., s.95
[25][227] Sümer, Safevi Devletinin. s.100. Köprülü, “Avşar”, İA Iı., s.31
[26][228] Sümer, Safevi Devletinin. s.110. Kırzıoğlu, Osmanlıların Kafkas..., s.256
[27][229] Sümer, Safevi Devletinin. s.113, 115
[28][230] Kırzıoğlu, Osmanlıların Kafkas. s.270
[29][231] Sümer, Safevi Devletinin. s.117-20, 123, 129
[30][232] Sümer, Safevi Devletinin. s.132-3. Köprülü, “Avşar”, s.33
[31][233] Sümer, Safevi Devletinin. s.133
[32][234] Kırzıoğlu, Osmanlıların Kafkas. s.350. Sümer, Safevi Devletinin..., s.135
[33][235] Sümer, Safevi Devletinin. s.136, 138
[34][236] Sümer, Safevi Devletinin. s.139, 141, 145-6
[35][237] Sümer, Safevi Devletinin. s.148-9, 157
[36][238] Sümer, Safevi Devletinin. s.189
[37][239] Köprülü, “Avşar”, s.33 Bu Hanların İsimleri Şöyledir: Hoca Pir Budak, Hoca Pir Veli, Hoca Hasan Ali, Hoca Hüseyin Ali, Hüsameddin, Hoca Hüseyin Ali Sani, Hoca Muhammet Rıza, Hoca Ebu’l-Hasan, Hoca Ali Kulu, Rıza Kulu, Muhammet Kulu, Kelb-İ Ali, Abbas Kulu.
[38][240] Sümer, Safevi Devletinin. s.189-90
[39][241]Faruk Sümer, Oğuzlar, s.220. Köprülü, “Avşar”, s.33
[40][242] Köprülü, “Avşar”, s.32
[41][243] Sümer, Oğuzlar, s.222. Köprülü, “Avşar”, s.31-2
[42][244] Sümer, Safevi Devletinin. s.190. Sümer, Oğuzlar, s.220
[43][245] Kırzıoğlu, Osmanlıların Kafkas. s.17. 1578’de Özdemir Oğlu Osman Paşa Tarafından Fethedilip Bir Osmanlı Toprağı Haline Getirilmişti. Şamakı Eyaletinin 15 Sancağından Biriside Araş (Kırzıoğlu’nda Ereş) Sancağı İdi. (s.305)
[44][246] Sümer, Safevi Devletinin. s.190-1
[45][247] Sümer, Safevi Devletinin. s.190-1
[46][248] Köprülü Ve Kırzıoğlu Bu Obanın Adını İmirlü Şeklinde Kaydederler Ve 24 Oğuz Boyundan Biri Olan Eymürlerden Bir Kolun Afşarlar Arasına Karışmış Olacağını Söylerler. Burada Şunu Belirtelim; Ermenistan’da Yaşayan Ve Zaman Zaman Göç Eden En Son Günümüzde Karabağ Olaylarından Sonra Ermenistan’ı Terk eden Azeriler Bu İmirler’dendi Ve Afşar Olduklarını Beyan Ederlerdi (Erc. Ün. Türkçe Okutmanı Sayın Mahmut Sarıkaya)
[47][249] Sümer, Oğuzlar, s.221
[48][250] Sümer, Safevi Devletinin. s.191-2. Sümer, Oğuzlar, s.221
[49][251] Köprülü Ve Kırzıoğlu, İran’daki İnallu Oymağının İmanlı Avşarı Olduğunu Kabul Ediyor. İmanlu = İnanlu = İnallu. Buna Benzer Bir Değişim De Usalu Adında Vardır. Usalu =  Usallu = Usanlu. Bu Bize İmanlu Adının İnallu’ya Dönüşmesini Mantıklı Göstermektedir. İran Kaynaklarında İmanlu’nun Bazen İnanlu Şeklinde Kaydedildiğini De Biliyoruz. Halep Türkmenleri Arasında Gördüğümüz İnalluları Da Köprülü Avşarlarla İlgili Görüyor. İnallu Mirza Ali Beğ’in 1728’de İnallu Ve Afşarlara Mütesellim Tayin Edilmesini (A. Refik Altınay, Anadolu’da Türk Aşiretleri, s.183) Bununla İlgili Görüyor. Dulkadırlı Eli Arasındaki En Büyük Teşekküllerden Birisi Olan İmanlu Afşarları Aslında Kuzey Suriye Avşarlarından Olup Buradan Göç Ederek Maraş Civarına Geldiler. Demek ki Kuzey Suriye Türkmenleri İçerisinde İnallular İle İmanlular Arasında Bir Yakınlık Bulunma İhtimali Var.
[50][252] Sümer, Safevi Devletinin. s.191-2
[51][253] Köprülü: a.g.e. s.33-4
[52][254] Kırzıoğlu, “Avşarlu İle Dulkadırlı Türkmenlerinin Köroğlu Oymakları”, TK Yıl 6 Sayı 66 Nisan 1968 s.361-62 Destan Kahramanı Kör-Oğlu’nun Şahsiyetinin, Bolu’daki Yol Kesip Halkı Soyan Eşkıya Değil de Bir Türkmen Aristokratı Olan Bu Hüsrev Sultan Olması Gerektiği İleri Sürülmüş, Yaşadığı Tarih Olarak Ta Daha Eski Olduğu Ortaya Konulmuştur.
[53][255] Sümer, Oğuzlar, s.222
[54][256] Faruk Sümer; "Avşarlar", Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi 62, Şubat 1988, s.132-133

Üyelik Girişi
Hava Durumu
Anlık
Yarın
21° 34° 16°